dikkatli

Translation
NEW

Translation of dikkatli from Turkish into English,

Adjective

1.
dikkatli, titiz
  • She was careful not to spill the milk.Sütü dökmemek için dikkatli davrandı.
  • His careful planning ensured the project's success.Onun titiz planlaması projenin başarısını sağladı
2.
dikkatli, davranış
  • The attentive student took detailed notes during the lecture.Dikkatli öğrenci ders sırasında detaylı notlar aldı.
  • She was attentive to her friend's feelings during the conversation.Konuşma sırasında arkadaşının duygularına karşı dikkatliydi.
3.
algılayıcı, dikkat
  • She was observant of the changes in his behavior.Onun davranışlarındaki değişiklikleri dikkatli bir şekilde gözlemledi
  • She is very observant of her surroundings.Çevresine karşı çok dikkatli.
4.
detaylara dikkat eden, algılayıcı
  • She was an observing child, always curious about her surroundings.O, çevresine karşı her zaman meraklı, dikkatli bir çocuktu
  • She is very observing and notices small details.O, çok dikkatli ve küçük detayları fark eder.
5.
güvenlik
  • She is cautious when crossing the street.O, karşıdan karşıya geçerken dikkatli davranır.

Adverb

1.
performans
DatedUK
  • She was on her mettle for the final exam.Final sınavı için hazır bir şekildeydi.
2.
uyanıklık
  • The guards were on the watch for any suspicious activity.Görevliler herhangi bir şüpheli faaliyet için tetikteydi.

Expressions with dikkatli: translations and examples in English

dikkatli olv.
Be careful when crossing the street.
dikkatli yürümekv.
Watch your step on the icy sidewalk.
Mind your feet when you enter the workshop!
dikkatli konuşmakv.
You should be careful with your words around her.
dikkatli taşıyınexp.
The box is marked 'Handle with care.'
yavaş ve dikkatliadv.
He approached the project low and slow for best results.
dikkatli davranmakv.
She decided to play safe and double-check everything.

Other examples with dikkatli

He was careful with the fragile vase.
Kırılgan vazoya karşı dikkatliydi.
She was attentive to her friend's feelings during the conversation.
Konuşma sırasında arkadaşının duygularına karşı dikkatliydi.
She is very observant of her surroundings.
Çevresine karşı çok dikkatli.
She is very observing and notices small details.
O, çok dikkatli ve küçük detayları fark eder.
He took a listening approach to understand the problem.
Sorunu anlamak için dikkatli bir yaklaşım benimsedi.
The watchful guard noticed the intruder immediately.
Dikkatli bekçi, hemen davetsiz misafiri fark etti.

Translations of "dikkatli" in Context ordered by category and frequency

Adjective
carefuladj.

Yıllarca dikkatli bir bütçe yapmanın ardından kredi sonunda tamamen kapatıldı.

The loan was finally repaid after several years of careful budgeting.

cautiousadj.

Sürücüler bu tür dondurucu soğuk havalarda yollarda çok dikkatli olmalı.

Drivers must be cautious on roads during bitter cold conditions.

attentiveadj.

Tören boyunca salonda dikkatli ve derin bir sessizlik hakim oldu.

During the ceremony, the room remained hushed and attentive.

mindfuladj.

Arkadaşlarını, çevrimiçi gizlilik ayarları konusunda dikkatli olmaları için uyarıyor.

He cautions friends to be mindful of their online privacy settings.

waryadj.

Bu yüzden yanlış genetik bilgiye karşı da dikkatli olmamız gerekiyor.

So we certainly need to be wary of incorrect genetic information.

Adverb
carefullyadv.

Kumaşa zarar vermemek için ipi çok dikkatli kesmek zorunda kaldı.

She had to cut string carefully to avoid damaging the fabric.

safeadj./adv.

Aileler, çocuklara yabancılara karşı dikkatli olmayı, kendilerini korumayı öğretiyor.

Parents teach children in defense against strangers to keep them safe.

Explore more translations and examples on Reverso Context

dikkatli: Examples and translations in context

Cilalama makinesini dikkatli kullanmak, hassas yüzeylerin zarar görmesini önler.

Careful handling of the polishing machine prevents damage to delicate surfaces.

Dayanıklı metal aletlerin dövülmesi, dikkatli ısıtma ve çekiçleme gerektirir.

The forging of durable metal tools requires careful heating and hammering.

Dar yerlere park ederken yan dikiz aynasını dikkatli kullanmak gerekir.

Parking in tight spaces requires careful use of the wing mirror.

Kendi işini yürütmek dikkatli planlama ve akıllı finansal kararlar gerektirir.

One's own business requires careful planning and smart financial decisions.

Hayatta kendi yolunu seçmek, dikkatli düşünmeyi ve cesareti gerektirir.

Choosing one's way in life requires careful thought and bravery.

Verilerdeki örüntü, dikkatli bir analizden sonra apaçık ortaya çıktı.

The pattern in the data was blindingly obvious after careful analysis.

Müşteriler, internetten alışveriş yaparken sahte sitelere karşı dikkatli olmalıdır.

Customers should be careful to avoid fraudulent websites during online shopping.

Pilotlar, yüksek irtifalarda uçarken son derece dikkatli olmak zorundadır.

Pilots must be careful when flying at high altitudes or highness.

See also:

dikkatli oldikkatli olmakyavaş ve dikkatli
Browse the dictionary entries starting with “d”:
Why use Reverso Turkish-English Dictionary to learn "dikkatli"?
  • Find accurate translations for "dikkatli" in English

    Explore various translations of "dikkatli" sorted by frequency and relevance to find the perfect match for your context.

  • Browse countless real-life examples

    Understand the exact meaning of "dikkatli" and learn how to use it correctly in any context. Examples come from millions of authentic texts: movie dialogues, news articles, official documents, and more.

  • Listen to pronunciation

    Hear how "dikkatli" is pronounced by native speakers and improve your oral skills.

  • Discover expressions and idioms with "dikkatli" in Turkish

    Dive into our dictionary's treasure trove of phrases and expressions containing "dikkatli" to grow your vocabulary including new entries from the Reverso Collaborative Dictionary.

  • Create your vocabulary list with ease

    Click the star icon to save "dikkatli" to your favorites.

  • Practice with flashcards

    Memorize your words with interactive flashcards containing audio and examples.

Turkish-English translations you can rely on
Find virtually anything

Over 500,000 entries, 2 million translations and 10 million examples in context

Trusted by 70M users

including students, language teachers, and linguistic experts

Exceptional 4.7 app rating

with 250,000+ reviews on App Store and Play Store