Translation of simpering from English into Turkish
Adjective
emotion
showing insincere or excessive emotion- His simpering compliments made everyone uncomfortable.Onun sahte iltifatları herkesi rahatsız etti.
smile
showing an affected or insincere smile- She gave him a simpering grin.Ona yapmacık bir gülümseme verdi.
Noun
behavior
the act of smiling in a silly or affected way- Her constant simpering annoyed everyone at the meeting.Toplantıda onun sürekli yalaka sırıtması herkesi rahatsız etti.
Synonyms and analogies of simpering in English
Examples of simpering in a sentence
The actor's simpering tone was off-putting. His simpering expression annoyed everyone. The simpering look on her face was unmistakable. His simpering during the toast made the bride’s friends roll their eyes. The clerk’s simpering vanished when the manager walked in.
expression
- She gave a simper when he complimented her.Ona iltifat ettiğinde yapay gülümseme takındı.
silly manner
- She would simper whenever he walked by.O yanından geçtiğinde sırıtıyordu.
Translations of "simpering" in Context ordered by category and frequency
And I'm right about the simpering female.
Şu yapmacık kadın konusunda da haklıyım.
And I'm right about this simpering female.
Şu yapmacık kadın konusunda da haklıyım.
What devious finger of fate turned you from a Corrino toad... into a simpering Atreides sycophant?
Kaderin hangi namuzsuz parmağı seni bir Corrino kurbağasından... sırıtık bir Atreides dalkavuğuna çevirdi?
We're not a bunch of simpering apes here for your amusement.
Biz sizi eğlendiren sırıtık maymunlar değiliz.
Now that Vicky rules, I get to be her simpering lackey!
Artık Vicky hükmettiğine göre sırıtan uşağı ben olacağım!
I thought of the painted, simpering female impersonators... I had seen in a Baltimore nightclub.
Baltimore'daki gece kulübüne takılan boyalı suratlarıyla etrafa sırıtan o kadın taklitlerini düşünüyorum da.
Other translations for simpering:
- Sırıtkanadj.
simpering: Examples and translations in context
So much gushing and simpering.
Ne yalaka ve yapmacık.
Am I not simpering hard enough?
Yeterince yapmacık sırıtmıyor muyum?
So much gushing and simpering.
Ne yalaka ve yapmacık.
We're not a bunch of simpering apes here for your amusement.
Biz sizi eğlendiren sırıtık maymunlar değiliz.
Thanks to you... the angel of death will not find me in bed like a simpering old man... but on the battlefield, like a king.
Size teşekkürler ölüm meleği beni yatakta sırıtan bir yaşlı adam gibi değil savaş alanındaki bir kral gibi bulacak.
Thanks to you the angel of death will not find me in bed like a simpering old man but on the battlefield, like a king.
Size teşekkürler... ölüm meleği beni... yatakta sırıtan bir yaşlı adam gibi değil... savaş alanındaki bir kral gibi bulacak.
What? From a simpering priest and a few villagers?
Yapmacık bir rahip ve bir kaç köylü mü yardım edecek?
What? From a simpering priest and a few villagers?
Yapmacık bir rahip ve bir kaç köylü mü yardım edecek?