Translation of self-assertiveness from English into Turkish
Noun
psychology
- Her self-assertiveness helped her speak up in class.Öz-iddia sahibi olması, sınıfta söz almasına yardımcı oldu.
Synonyms and analogies of self-assertiveness in English
Examples of self-assertiveness in a sentence
Her self-assertiveness surprised colleagues.
self-assertiveness: Examples and translations in context
One of the hardest expressions of self-assertiveness is challenging your limiting beliefs.
"Kendine güvenin en zor ifadelerinden biri, sınırlayıcı inançlarınıza meydan okumaktır."
Results showed that children improved significantly on assertiveness, self-confidence, and trust.
Sonuçlar çocukların atılganlık, özgüven ve güven duyma konularında önemli ölçüde geliştiğini göstermiştir.
Even playing alone can help a child gain self-confidence, assertiveness and decision-making skills.
Tek başına oynamak bile bir çocuğun özgüven, atılganlık ve karar verme konusunda gelişmesine yardımcı olabilir.
Don't forget that resilience, self-control, and assertiveness are three of the most important psychological abilities that you can develop.
Unutmayın ki esneklik, kendini kontrol etmek ve kendine güvenmek, geliştirebileceğiniz en önemli psikolojik becerilerin üçüdür.
We know them because we know what self-esteem, assertiveness, and resilience are.
Biliyoruz çünkü özgüvenin, kararlılığın ve direncin ne olduğunu biliyoruz.
By that summer, the self-conscious assertiveness of rural communities who sought to make their own revolutions without recourse to central plans had eroded these beliefs.
O yaz, merkezi planlara başvurmaksızın kendi devrimlerini yapmanın yolunu arayan kırsal toplulukların öz bilince sahip atılganlığı bu inançları erozyona uğrattı.