Translation of regularly from English into Turkish
Adverb
time intervals
at consistent intervals- She visits her family regularly, every month.Ailesini düzenli olarak her ay ziyaret eder
normalcy
in a normal or ordinary manner- He regularly attends the weekly meetings.Haftalık toplantılara düzenli olarak katılır.
Synonyms and analogies of regularly in English
Examples of regularly in a sentence
The newsletter is sent out regularly to subscribers. She regularly visits her grandparents on Sundays. The trains run regularly throughout the day.
Translations of "regularly" in Context ordered by category and frequency
The municipal workers check the litter bins regularly throughout the day.
Belediye işçileri gün içinde çöp kutularını düzenli olarak kontrol ediyor.
She became a famous essayist by publishing regularly in well-known journals.
Ünlü dergilerde düzenli olarak yazarak tanınmış bir denemeci haline geldi.
When employees misfile documents regularly, it affects the entire department's efficiency.
Çalışanlar evrakları sürekli yanlış yerlere koyduğunda, tüm bölümün verimliliği düşüyor.
The bad crowd influenced her to skip classes and break rules regularly.
Kötü çevresi, onun derse girmemesine ve sürekli kuralları çiğnemesine neden oldu.
Social media influencers like to promote on trend products regularly.
Sosyal medya fenomenleri, sık sık trend ürünleri tanıtmayı sever.
Police are regularly inspecting overweight trucks at the border checkpoints.
Polis, sınır kapılarında sık sık azami ağırlığı aşan kamyonları denetliyor.
Other translations for regularly:
- belirli aralıklarlaadv.
- normal bir şekildeadv.
regularly: Examples and translations in context
Playing the music game regularly improved his ability to write songs.
Düzenli olarak müzik oyunu oynamak, şarkı yazma becerisini geliştirdi.
She prefers to eat healthy rather than consume fast food regularly.
Düzenli olarak fast food yemek yerine sağlıklı beslenmeyi tercih ediyor.
Volleyball games are regularly held inside the recreation hall during winter.
Kış aylarında voleybol maçları düzenli olarak kapalı etkinlik salonunda yapılıyor.
Children who take exercise regularly tend to perform better in school.
Düzenli olarak spor yapan çocuklar okulda genellikle daha başarılı olur.
Watering the seedlings regularly increases their chance of survival and growth.
Fideleri düzenli olarak sulamak, tutma ve gelişme şanslarını artırır.
Using body spray regularly can boost your confidence in social settings.
Düzenli olarak vücut spreyi kullanmak, sosyal ortamlarda özgüvenini artırabilir.
Safety checks on the reservoir are performed regularly to prevent accidents.
Kazaları önlemek için rezervuar üzerinde düzenli olarak güvenlik kontrolleri yapılıyor.
Using an ice pack regularly helped speed up the healing process.
Düzenli olarak soğuk jel paketi kullanmak, iyileşme sürecini hızlandırdı.
See also: