Translation of marketer from English into Turkish
Noun
sales firm
- The marketer launched an innovative advertising campaign.Pazarlama şirketi, yenilikçi bir reklam kampanyası başlattı
advertising worker
individual whose job involves marketing- She works as a marketer for a tech company.Bir teknoloji şirketinde pazarlamacı olarak çalışıyor.
Synonyms and analogies of marketer in English
Examples of marketer in a sentence
A skilled marketer can significantly boost sales. The marketer launched a new campaign today. As a marketer, he analyzes consumer trends.
Translations of "marketer" in Context ordered by category and frequency
During the meeting, the marketer suggested a different approach to the campaign.
Toplantı sırasında pazarlamacı, kampanya için farklı bir yaklaşım önerdi.
As a marketer, this might make sense to you.
Bu satıcı olarak sizin için iyi bir şey olabilir.
Also known as the best marketer of our times.
Kendisi çağımızın en önemli pazarlama uzmanı olarak da bilinmektedir.
Without a reliable marketer, the company struggled to communicate its value to customers.
Güvenilir bir pazarlama şirketi olmadığında, firma müşterilere değerini anlatmakta zorlandı.
marketer: Examples and translations in context
The marketer identified a prospect who matches the target audience profile.
Pazarlamacı, hedef kitle profiline uyan bir potansiyel müşteri tespit etti.
The marketer's role involves researching market trends and customer preferences regularly.
Pazarlamacının görevi, düzenli olarak pazar trendlerini ve müşteri tercihlerini araştırmayı içerir.
Every marketer must understand consumer behavior to create successful ads.
Her pazarlamacı, başarılı reklamlar oluşturmak için tüketici davranışlarını iyi anlamalıdır.
The marketer made a feature of the product's unique colors to attract buyers.
Pazarlamacı, alıcıları cezbetmek için ürünün sıradışı renklerini özellikle ön plana çıkardı.
The marketer's ideas helped the brand stand out in a crowded market.
Pazarlamacının fikirleri, markanın kalabalık bir pazarda öne çıkmasına yardımcı oldu.
The marketer used data analysis to refine the advertising efforts and improve results.
Pazarlamacı, reklam çalışmalarını iyileştirmek ve sonuçları geliştirmek için veri analizinden yararlandı.
A good marketer often collaborates closely with the design and sales teams.
İyi bir pazarlamacı, genellikle tasarım ve satış ekipleriyle yakın işbirliği içinde çalışır.
This is a very tool for every marketer and writer.
Bu, her yazar ve pazarlamacı için değerli bir araçtır.
See also: