Translation of learning difficulty from English into Turkish
Noun
educational challenge
- He was diagnosed with a learning difficulty at age seven.Yedi yaşında öğrenme güçlüğü tanısı kondu.
medical
- His learning difficulty requires special educational support.Öğrenme güçlüğü, özel eğitim desteği gerektiriyor.
Synonyms and analogies of learning difficulty in English
Examples of learning difficulty in a sentence
Learning difficulty assessments are crucial for personalized education plans. She was diagnosed with a learning difficulty early on. Learning difficulties can impact academic performance.
Translations of "learning difficulty" in Context ordered by category and frequency
A young man with a learning difficulty.
Biraz öğrenme güçlüğü de olan genç bir çocuk.
A learning difficulty is not a problem with intelligence or motivation.
Öğrenme güçlüğü, zeka veya motivasyona dayalı bir problem değildir.
A specific learning difficulty is not a mental illness.
Özel bir öğrenme zorluğu zihinsel bir hastalık değildir.
This does not mean, however, that most children with specific learning difficulty are clumsy.
Bu belirli öğrenme zorluğu olan çocukların çoğu sakardır demek değildir.
Other translations for learning difficulty:
- öğrenme zorluğuna
- öğrenme zorluklarının
learning difficulty: Examples and translations in context
In children, it may cause poor growth and learning difficulty.
Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.
A learning difficulty is not a problem with intelligence or motivation.
Öğrenme güçlüğü zeka yada motivasyon problemi değildir.
Dyslexia is a common learning difficulty worldwide.
Disleksi, dünya genelinde yaygın görülen bir öğrenme güçlüğüdür.
If you care for a person with a learning difficulty, it's important to think about helping them to maintain a healthy weight.
Öğrenme güçlüğüne sahip bir kişiyi önemsiyorsanız, onlara sağlıklı bir kilo vermeye yardımcı olmayı düşünmek önemlidir.
Since it reduces disorders like attention deficiency, hyperactivity, learning difficulty, concentration impairment, and improves the immune systems and visual acuity in children; the importance of fish in nutrition is indisputable.
Çocuklarda dikkat eksikliği, hiperaktivite, öğrenme güçlüğü, konsantrasyon zayıflığı gibi problemleri azaltmasından, bağışıklık sistemlerini geliştirmesinden ve görme keskinliklerini arttırmasından ötürü; balığın beslenmedeki önemi tartışılmazdır.
It is based on a combination of individual's medical and family history, observation, interviews, history of the learning difficulty, school reports, educational and psychological assessments, and standardized tests.
Tanı için bireyin tıbbi ve aile öyküsü, gözlem, mülakatlar, öğrenme güçlüğü tarihi, okul raporları, eğitim ve psikolojik değerlendirmeler ve standart testler kullanılır.
British social workers may use "learning difficulty" to refer to both people with intellectual disability and those with conditions such as dyslexia.
İngiliz sosyal hizmet uzmanları, "öğrenme güçlüğü" ifadesini hem zihinsel engelli insanlar hem de disleksi gibi öğrenme zorluklarına sahip kişiler için kullanabilirler.
For this purpose, semi-structured interviews with the teachers of students with learning difficulties in mathematics were made and they were asked to fill out a checklist involving expressions about their students learning difficulty in mathematics.
Bu amaçla, matematikte öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerin öğretmenleri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğrencilerin matematikte zorluk öğrenmeleriyle ilgili ifadeleri içeren bir kontrol listesi doldurmaları istenmiştir.
See also: