Translation of knowledgeable from English into Turkish
Adjective
Synonyms and analogies of knowledgeable in English
Examples of knowledgeable in a sentence
The guide was knowledgeable about local flora. She is knowledgeable about ancient history and archaeology. The knowledgeable guide explained the museum's exhibits in detail.
Translations of "knowledgeable" in Context ordered by category and frequency
Every successful store has a knowledgeable salesperson who assists customers.
Başarılı her mağazada, müşterilerle ilgilenen bilgili bir satış elemanı vardır.
Her education made her a rounded individual, knowledgeable in many subjects.
Aldığı eğitim, onu pek çok alanda bilgi sahibi, donanımlı bir birey haline getirdi.
The instructor was knowledgeable and executed good time management.
Eğitimci bilinçli ve donanımlıydı, zamanı iyi yönetti.
When in the presence of someone more knowledgeable, think twice before speaking.
Sizden daha bilir bir kişinin yanında, konuşmadan önce iki kere düşünün.
They were very knowledgeable of the local area and how to get around.
O yerel alan ve nasıl dolaşmak hakkında çok bilgilendirici oldu.
They and their team are knowledgeable and courteous.
Kendisi ve adamları ilim ve edeb sâhibi idiler.
Or maybe you're knowledgeable on this already.
Belki bu konuda senin zaten bilgin vardır.
knowledgeable: Examples and translations in context
Mark is knowledgeable regarding local customs and traditions in the region.
Mark, bölgedeki yerel gelenek ve görenekler konusunda oldukça bilgili.
Having a knowledgeable golf caddy can improve a player's performance.
Bilgili bir golf kantini, bir oyuncunun performansını önemli ölçüde artırabilir.
At the conference, I met a knowledgeable colleague from another city.
Konferansta, başka bir şehirden gelen bilgili bir iş arkadaşıyla tanıştım.
Our staff is knowledgeable and ready to assist with any technical problems.
Personelimiz konularında bilgili ve her türlü teknik sorunda yardımcı olmaya hazırdır.
Being knowledgeable in various subjects helps you in everyday conversations.
Farklı konularda bilgili olmak, günlük sohbetlerde sana büyük avantaj sağlar.
He throws around technical terms to sound more knowledgeable than he really is.
Gerçekte olduğundan daha bilgili görünmek için teknik terimleri ortalığa saçıyor.
This book is written by a knowledgeable author in the field of psychology.
Bu kitap, psikoloji alanında oldukça bilgili bir yazar tarafından yazılmış.
He used the latest buzzword to sound knowledgeable during his presentation.
Sunumu sırasında bilgili görünmek için en yeni moda kelimeyi kullandı.
See also: