Translation of interaction from English into Turkish
Noun
mutual influence
mutual or reciprocal action or influence- The interaction between the two chemicals caused a reaction.İki kimyasal arasındaki etkileşim bir reaksiyona neden oldu.
physics
- Physicists study the interaction of particles in the collider.Fizikçiler çarpıştırıcıdaki parçacıkların etkileşimini inceler.
Expressions with interaction: examples in English and translations in Turkish
Synonyms and analogies of interaction in English
Examples of interaction in a sentence
Online interaction has increased significantly in recent years. Their interaction during the meeting was very productive. The interaction of light and water creates a rainbow. The interaction between electrons was observed. Quantum interaction is a complex phenomenon.
Translations of "interaction" in Context ordered by category and frequency
A male child learns important social skills through interaction with peers.
Erkek çocuk, yaşıtlarıyla etkileşim kurarak önemli sosyal beceriler öğrenir.
Social interaction is a strong form of mental stimulation for elderly people.
Sosyal etkileşim, yaşlılar için güçlü bir zihinsel canlanma kaynağıdır.
People who shine in society usually have a natural flair for social interaction.
Toplum içinde parlayan insanlar genellikle iletişim konusunda doğal bir yeteneğe sahiptir.
Every sales assistant receives training on customer interaction and product knowledge.
Her satış asistanı, müşteriyle iletişim ve ürün bilgisi konusunda eğitim alır.
That can only occur by the weak interaction, and that leads to a much longer lifetime.
Bu sadece zayıf etkileşme ile oluşabilirdi ki daha uzun bir yaşam ömrü olsundu.
Other translations for interaction:
- ilişkin.
interaction: Examples and translations in context
Hands-on activities are part of the curriculum to improve student interaction.
Öğrenci etkileşimini artırmak için müfredatta uygulamalı etkinliklere de yer veriliyor.
There was constant shuffling of seats during the meeting to encourage interaction.
Toplantı boyunca etkileşimi artırmak için insanlar sürekli yer değiştirip durdu.
During school age, children develop critical social skills through interaction.
Okul çağında çocuklar, etkileşim yoluyla kritik sosyal beceriler geliştirirler.
The training session was scripted, leaving no space for interaction.
Eğitim oturumu tamamen senaryoya bağlı yürütüldü, etkileşime hiç alan kalmadı.
Family interaction is very important during early childhood development stages.
Aile içi etkileşim, erken çocukluk gelişim dönemlerinde son derece önemlidir.
Recognizing emotions is a primal ability necessary for social interaction.
Duyguları tanıyabilmek, sosyal etkileşim için gerekli en temel yetilerden biridir.
Schools can be seen as a social unit that promotes learning and interaction.
Okullar, öğrenmeyi ve etkileşimi destekleyen birer toplumsal birim olarak görülebilir.
Weather patterns change due to the complex interaction of the laws of nature.
Hava olayları, doğa yasalarının karmaşık etkileşimi nedeniyle değişiklik gösterir.
See also: