Translation of informed from English into Turkish
Adjective
knowledgeable
having much knowledge or education- She is an informed scholar in her field.Kendi alanında bilgili bir akademisyendir.
Expressions with informed: examples in English and translations in Turkish
Synonyms and analogies of informed in English
Examples of informed in a sentence
Being informed about the risks is essential. He gave an informed opinion on the matter. The report was written by an informed journalist. They made an informed decision after thorough research. An informed voter is crucial for democracy.
communication
- She informed him about the meeting.Ona toplantı hakkında bilgi verdi.
official notification
- The manager will inform you about your application status.Yönetici, başvurunuzun durumu hakkında sizi resmi olarak bilgilendirecek
legal
- He informed on his accomplices to the police.Polise suç ortaklarını ihbar etti.
Expressions with inform: examples in English and translations in Turkish
Translations of "informed" in Context ordered by category and frequency
Understanding the price range aids in making informed financial decisions.
Fiyat aralığını bilmek, daha bilinçli finansal kararlar almaya yardımcı olur.
Balancing the advantages and disadvantages can lead to more informed choices.
Avantajları ve dezavantajları tartmak, daha bilinçli seçimler yapmaya yardımcı olabilir.
Please circulate the news to every department to ensure everyone stays informed.
Lütfen herkesin haberdar olması için bu duyuruyu her bölüme ulaştırın.
The alumni association publishes a newsletter to keep everyone informed.
Mezunlar derneği, herkesin haberdar olması için bir bülten yayımlıyor.
The journalist contacted an informed source to verify the story details.
Gazeteci, haberdeki ayrıntıları doğrulamak için bilgili bir kaynağa ulaştı.
She felt more informed after reading the comprehensive research report yesterday.
Dün o kapsamlı araştırma raporunu okuduktan sonra kendini çok daha bilgili hissetti.
Other translations for informed:
- bilgilendirilmiş
informed: Examples and translations in context
Vocational guidance is designed to support individuals in making informed career choices.
Mesleki rehberlik, bireylerin bilinçli kariyer seçimleri yapmalarını desteklemek için hazırlanmıştır.
The informed traveler checked the visa requirements before booking the flight.
Bilinçli bir yolcu olarak, bileti almadan önce vize şartlarını kontrol etti.
Education about the right to vote is vital for informed participation.
Oy kullanma hakkına ilişkin eğitim, bilinçli katılım için hayati önem taşır.
The captioned labels on the products aided customers in making informed choices.
Ürünlerin üzerindeki açıklayıcı etiketler, müşterilerin bilinçli tercihler yapmasını sağladı.
Career counselling can reduce anxiety by making job choices clearer and more informed.
Kariyer danışmanlığı, iş seçimlerini daha net ve bilinçli hâle getirerek kaygıyı azaltabilir.
Liberty of the press is crucial for a healthy democracy and informed citizens.
Sağlıklı bir demokrasi ve bilinçli yurttaşlar için basın özgürlüğü hayati önem taşır.
Financial literacy allows individuals to build wealth through informed investing.
Finansal okuryazarlık, insanların bilinçli yatırımlar yaparak varlıklarını artırmalarına imkân tanır.
People rely on the commentator for informed views on political discussions.
İnsanlar, siyasi tartışmalar hakkında bilinçli görüşler almak için bu yorumcuya güveniyor.
See also: