Translation of heeding from English into Turkish
Adjective
Synonyms and analogies of heeding in English
Examples of heeding in a sentence
Heeding advice from experts, she made a wise decision.
advice
pay attention to advice or warnings- Heed the teacher's advice for better results.Daha iyi sonuçlar için öğretmenin tavsiyesine kulak verin.
attention
pay attention to- Heed the warnings before proceeding.Devam etmeden önce uyarılara dikkat et.
Expressions with heed: examples in English and translations in Turkish
Translations of "heeding" in Context ordered by category and frequency
Don't you offend me by heeding them?
Onlara kulak vererek beni gücendirmiyor musun?
heeding: Examples and translations in context
Imagine that a young child you know well isn't heeding you.
İyi tanıdığınız genç bir çocuğun size kulak vermediğini hayal edin.
Yet your anger and mistrust prevents you from heeding my warnings.
Buna karşın, öfken ve güven duymaman uyarılarıma kulak asmanı engelliyor.
But instead of heeding his advice, I allowed ego and pride to cloud my judgment.
Onun tavsiyesine kulak vermem gerekirken... egomun ve gururumun, kararımı gölgelemesine izin verdim.
Because of you, the tireless wayshowers who have prepared the way, those who are now heeding the call are moving onto and progressing much more quickly along the path of illumination.
Yolu hazırlayan siz yorulmak bilmez yol göstericiler nedeniyle, şimdi çağrıya kulak verenler aydınlanma yoluna giriyor ve bu yolda çok daha hızlı ilerliyor.
I know I don't have the most stellar record in heeding your advice...
Bildiğim en muhteşem yıldız kayıt olmam Tavsiyene kulak asan...
Rather than heeding the advice of Krugman and others to simply print our troubles away and/or raise taxes on "the rich," the responsible thing to do is cut spending.
Sorunumuzu kolayca bastırmak ve/ veya "zenginler" üzerine vergi toplamak için Krugman ve diğerlerinin tavsiyelerine kulak vermek yerine, yapılması gereken şey harcamaları kısmak.
With many US industries already dominated by a few "superstar" firms, we should be glad that "democratic socialist" activists and populist protesters are heeding Eisenhower's warning.
Birkaç "süperstar" şirketin hâkim olduğu birçok ABD endüstri sektörüne karşı, "demokratik sosyalist" aktivistlerin ve popülist protestocuların Eisenhower'ın uyarılarına kulak vermelerinden mutluluk duymalıyız.
Reconsidering this decision to withdraw from the Istanbul Convention and heeding the views of the public at large would be the greatest indicators of a commitment to a zero-tolerance policy in combating violence.
İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesi kararının geniş kamuoyu vicdanına kulak verilerek yeniden değerlendirilmesi, şiddetle mücadelede sıfır tolerans anlayışının en büyük göstergesi olacaktır.