Translation of for instance from English into Turkish
Adverb
example illustration
used to introduce an example that explains or supports something- You can use many fruits, for instance, apples or bananas.Birçok meyve kullanabilirsiniz, örneğin elma veya muz.
Synonyms and analogies of for instance in English
Examples of for instance in a sentence
You should try different cuisines, for instance, Italian or Thai food.
Translations of "for instance" in Context ordered by category and frequency
The vehicle will respond better to your demands, for instance when overtaking.
Araç isteklerinize daha iyi cevap verir, sollama durumunda mesela.
But, for instance, take these ice cream soda glasses.
Fakat, sözgelimi, şu dondurmalı soda bardağını alın.
It is easy and advisable, for instance, for anarchists to abstain from electoral politics.
Anarşistlerin, misal, seçim politikalarından kaçınması kolay ve akla yatkındır.
An artist might also sell frames and framing services, for instance.
Bir sanatçı, örneğin, çerçeveler ve çerçeveleme hizmetleri de satabilir.
for instance: Examples and translations in context
Art, for instance, can turn your angst into something valuable.
Mesela, sanat içinizdeki kaygıyı daha değerli bir şeye çevirebilir.
The colours red and yellow, for instance, trigger feelings of hunger.
Mesela kırmızı ve sarı renkler iştah açıyor ve acıkma hissini tetikliyor.
Larger companies, for instance, benefit from lower bulk purchase rates.
Mesela büyük şirketler toplu satın almalarda daha düşük fiyatlardan yararlanırlar.
A computer programme for instance, can be viewed as an elaborate algorithm.
Mesela bir bilgisayar programı gelişmiş bir algoritmaya örnek olarak verilebilir.
The buses for instance, can keep you waiting especially when arrive early.
Otobüsler Mesela sende kalabilir bekleyen özellikle ne zaman gelecek erken.
Blue for instance, makes the film completely transparent highlighting the aluminum structure.
Mesela mavi, filmi tamamen şeffaf yaparak alüminyum yapıyı vurguluyor.
He works so hard to get what he wants, for instance.
O da mesela istediğini elde etmek için çok çalışıyor.
I mean, for instance, my gas tank is almost empty.
Yani, sözgelimi, benim benzin depom neredeyse boş.
See also: