Translation of drafty from English into Turkish
Adjective
air movement
- The old house was drafty in the winter.Eski ev kışın cereyanlıydı.
Synonyms and analogies of drafty in English
Examples of drafty in a sentence
Our office became drafty after the heater broke.
Translations of "drafty" in Context ordered by category and frequency
An unheated hallway felt drafty and cold on winter mornings.
Isıtılmayan koridor, kış sabahları içeri soğuk hava alan, cereyanlı bir yerdi.
The sticks, split weeks, drafty dressing rooms.
Taşra, yarım haftalık, soğuk soyunma odaları.
You can relax in your home, while I must stay here in this drafty studio.
Evinizde dinlenebilirsiniz, oysa ben bu esintili stüdyoda kalmak zorundayım.
These drafty old halls have given me a nasty cold.
Bu rüzgârlı eski odalar, beni hasta etti.
drafty: Examples and translations in context
Close quarters and a cold, drafty environment.
Dört yanı kapalı ve soğuk, cereyanlı bir çevrede.
Let me sleep in my own bed one more time... in that drafty, miserable little shack she rents me.
Bir kez daha yatağımda yatmamı nasip eyle bana kiraladığı o cereyanlı, zavallı minicik kulübede.
The wooden wedge secured the door against the drafty hallway during winter.
Kışın, cereyanlı koridora açılan kapıyı kapıya dayanan tahta takoz sabitledi.
A tottering candle flickered weakly in the drafty room.
Neredeyse sönmek üzere olan mum, cereyanlı odada zayıf zayıf titreyerek yanıyordu.
Okay, I'll admit, rooms are a little drafty!
Tamam, itiraf ediyorum odalar biraz cereyanlı.
Close quarters and a cold, drafty environment.
Dört yanı kapalı ve soğuk, cereyanlı bir çevrede.
Okay, I'll admit, rooms are a little drafty!
Tamam, itiraf ediyorum odalar biraz cereyanlı.
A fan heater is perfect for heating up a drafty bedroom in winter.
Vantilatörlü ısıtıcı, kışın soğuk hava alan yatak odasını ısıtmak için birebirdir.
See also: